<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>SEHR-I RAMAZAN</title>
        <description>islam,türk.milliyetcilik,osmanli,mehter,ilahiler,download,kur-an'i kerim dinle,videolar</description>
        <link>http://sehriramazan.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sat, 07 Nov 2009 15:39:25 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>40 Hadis</title>
            <link>http://sehriramazan.blogcu.com/40-hadis_2444033.html</link>
            <guid>http://sehriramazan.blogcu.com/40-hadis_2444033.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;STRONG&gt;40 Hadis&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;H2&gt;(imamı nevevi)rha'dan</description>
            <pubDate>Sun, 01 Apr 2007 11:44:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Salavat</title>
            <link>http://sehriramazan.blogcu.com/salavat_2442107.html</link>
            <guid>http://sehriramazan.blogcu.com/salavat_2442107.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;STRONG&gt;Salavat&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;STRONG&gt;&quot;Allâh ve melekleri Peygamber'e çokça salât ederler. Ey mü'minler! Siz de O'na çokça salât getirin ve tam bir teslimiyetle selâm verin.&quot; (el-Ahzâb, 56)&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem-'in şânını yücelten âyet-i kerîmelerden biri de budur. Hem Allâh'ın, hem de meleklerin Rasûlullâh Efendimiz'e salavât getirmeleri, onun Allâh katındaki değerini ortaya koymaktadır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Allâh'ın, Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem-'e salavât getirmesi, &quot;ona merhamet etmesi, şan ve şerefini yüceltmesi&quot;dir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Meleklerin Rasûlullâh'a salavât getirmesi de, aynı şekilde &quot;Onun kadr u kıymetini anıp, yüce mertebelere erişmesi için Allâh'a niyazda bulunmaları&quot; demektir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Allâh Teâlâ âyet-i kerîmede, kendisinin ve meleklerin Rasûl-i Ekrem'e salavât getirdiklerini hatırlattıktan sonra, kullarına hitâben: &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&quot;-Ona -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, bizim gibi siz de salât ü selâm getirin, saygıların en yücesiyle O'nu yâdedin.&quot; buyurmaktadır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;* * * &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Abdullâh bin Amr -radıyallâhu anh-'dan gelen bir riv.. ( &lt;a href=&quot;http://sehriramazan.blogcu.com/salavat_2442107.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 01 Apr 2007 02:39:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kadının yakınlarıjı ziyaret hakkı</title>
            <link>http://sehriramazan.blogcu.com/kadinin-yakinlariji-ziyaret-hakki_2440631.html</link>
            <guid>http://sehriramazan.blogcu.com/kadinin-yakinlariji-ziyaret-hakki_2440631.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;STRONG&gt;Kadının yakınlarını ziyaret hakkı&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;STRONG&gt;Kocanın izni olmasa dahi kadının kendi anne ve babasını ziyaret için evden çıkma hakkı var mıdır?&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bu konuyu açıklamadan önce şu noktaya işaret et etmemiz gerekir: Müslümanın evi Kur'an ifadesi ile bir &quot;sükûn&quot; ve sekînet yuvasıdır.Müslüman erkek dünya yorgunlukları ve stresinden kurtulmak için huzuru evinde arar. Gerçekten de erkek için en büyük ferahlama ve huzur yeri evidir, âilesidir. O hanımından emindir, hanımı da ondan emindir: Ilişkileri güven esası üzerine kuruludur. Bu, ideal ve ütopik bir roman değil, pek çok müslümanın fiilen yaşadığı bir hayattır. Yaşamayanlar buna ne inanabilir, ne de anlayabilirler. Bir iki sene kadar önce meşhur bir aktristimizle bir dergide yapılan bir röportajı okumuştum. &quot;Kocanızın sizi aldatıp başka bir kadınla beraber olduğunu duyarsanız ne yaparsınız?&quot; tarzındaki bir soruyâ şu cevabı veriyordu: &quot;Karısını aldatmayan erkek olmaz. O kadarına elbette göz yumulur. Ama bunu alenen yapar ve onurumla oynarsa, ben de onu cezalandırırım.&quot; Gerçekten de Islam'la şereflenmeyenlerin eşini aldatmaması normal dışı bir olaydır. Onlar kendilerini buna tahammüle alıştırmak zorundadırlar. Oysa &quot;taaddüt&quot;e karşı olanlar da onlardır.Allah kadınlarla maruf vechile (akl-ı selim ve şeriat ölçülerine göre güzel bilinen ölçülerde) geçinilmesini emreder.(K. Nisâ (4) 19) Insanın yakınlarını görmesi, gözetmesi, ziyaret etmesi hem şeriatın, hemde fıtratın istediği bir şeydir. Binaenaleyh, müslüman ve anlayışlı bir aile reisinin herhangi bir ciddi sebep yokken buna mani olması, az önce işaret ettiğimiz &quot;Onlarla maruf vech ile geçinin&quot; ilâhî emrine uymaması demektir. Keza Rashûlullah Efendimiz: &quot;Birinin hanımı mescide gitmek isterse on.. ( &lt;a href=&quot;http://sehriramazan.blogcu.com/kadinin-yakinlariji-ziyaret-hakki_2440631.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 31 Mar 2007 23:24:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kadınlarda musafaha</title>
            <link>http://sehriramazan.blogcu.com/kadinlarda-musafaha_2440619.html</link>
            <guid>http://sehriramazan.blogcu.com/kadinlarda-musafaha_2440619.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;STRONG&gt;İslâm fıkhında (hukukunda) genel kaide olarak: &quot;Bakılması helâl olan yere dokunulması da helâldir.&quot; Bundan sadece erkeğe göre yabancı kadınlar istisna edilir. Meselâ erkek, Hanefî mezhebine göre, yabancı bir kadının eline ve yüzüne belli şartlarla bakabıldiği halde, dokunması câiz değildir. Buna göre, kadınla musafaha (tokalaşma), kadın genç ve şehvet duyabilecek yaşta ise ittifakla haramdır. Bu konudaki rivayetlerin hemen hemen hepsi ve sahih olanları Rasûllüllah Efendimizin kadınlarla tokalaşmadığını söyler. Ümeyme bint Rakika kadınların biatını anlatır ve: &quot;Allah Rasûllü bizim hiç birimizle musafaha yapmadı, gidin artık, sizinle biatlaşmış olduk, yüz kadına diyecegim de, bir kadına dediğimden ibarettir, buyurdu&quot; ( Taberî XXVNI/80). Aişe validemiz: &quot;Vallahi Allah Rasûllünün eli aslâ bir kadının eline değmedi. O kadınlarla sözle biatlaştı&quot; demiştir. ( Kurtbî XVNI(71)) Hz. Aişe validemiz bunu çok sonraları söylemiş olacâğına göre, Akabelerde vuku bulan &quot;Bey'atü'n-nisâ&quot; hakkında Rasûlüllah'tan bilgi almış olması gerekir. Aksi halde böyle te'kidli bir yemin etmesine anlam verilemez. Bunun anında Rasûlüllah'ın kadınlarla elinde elbise varken, bir kâb içindeki suya, ellerini birbirine değdirmeden sokarak biatlaştığı haberleri de vardır. Bunlar da onun kadınlarla tokalaşmadığını gösterir. Suyûtî, Taberâni'den alarak, Allah Rasûlü'nün kadınlarla &quot;elbise altından&quot; (tahtes'sevbi) tokalaştığı rivayetini, zayıf olduğunu belirterek verir. ( el-Câmi'u's sağîr (fethu'I-Kadir) V/221 ) Gümüşhanevî aynı hadisi şerhederken &quot;bez altından=tahtes'sevbi&quot; ibaresini &quot;yani arada bir engel olmâksızın (bilâ hâilin) diye açıklar ki, ( Levami'u'I-&amp;#8218;ukûl V/605) doğrusu garip karşılanmalıdır. Ama hadîs her hâlükârda zayıftır. Safâ tepesinde Allah Rasulü kadınlarla biatlaşırken Hz. Ömer'in de onlarla musafahalaştığı rivayeti de vardır. (Kurtubî agk.) Ancak sahih k.. ( &lt;a href=&quot;http://sehriramazan.blogcu.com/kadinlarda-musafaha_2440619.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 31 Mar 2007 23:23:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kadınlarla ilgili bazı genel bilgiler</title>
            <link>http://sehriramazan.blogcu.com/kadinlarla-ilgili-bazi-genel-bilgiler_2440615.html</link>
            <guid>http://sehriramazan.blogcu.com/kadinlarla-ilgili-bazi-genel-bilgiler_2440615.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;STRONG&gt;Birden fazla koca ile evlenmiş olan kadın, birisinin nikâhında değilken ölmüşse, Cennette onların ahlâkı, en güzel olanı ile beraber olacaktır. Birisinin nikâhında iken ölmüşse onunla beraber olacaktır. (Heysemî, el-Fetava'l-hadisiyye 354)&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kadınların hasta olan yabancı bir erkeği, yada erkeğin hasta olan bir kadını, tesettür şartlarına uyarak, meşru ölçüler içerisinde ziyaret etmesi câizdir. Allah Resûlü Efendimizin hasta kadınları ziyaret etmesi ile ilgili hadîsler vardır. Çünkü hasta ziyareti, Islâm'da önemli bir hak ve terbiye kuralıdır. Allah Resûlü Efendimiz bir hadîslerinde, müslümanın müslüman üzerindeki altı hakkından birinin, hasta iken ziyaret etmesi olduğunu bildirmiş ve bunda kadın-erkek ayırmamıştır.( Buharî, el-Edebü'l-Müfred I/539; Hattâb es-Subkî, el-menhel VNI/220)&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kadının kocasını ismiyle, &quot;Ahmet!, Hasan!&quot; diye çağırması, Islâmi edebe uygun görülmemiş ve fıkıh kitaplarında bunun &quot;mekruh&quot; olduğu belirtilmiştir. (Ibn Abidîn VI/47 8; Hediyyetül-alâiyye 265-66)&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kocanın, hanımının Babası ve diğer yakınları yanında, cinsel davranışları konusunda sözetmemesi, ile de onlara sorması gereken bir şey varsa, onu bir başkası aracılığı ile öğrenmesi güzel (müstehap) bir davranıştır ve Islâmi bir edep biçimidir. (Hattab es-Subkî N/261)&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kadının, kocasının gıyabında onun malından, onun izni olması halinde sadaka verebilir ve ikisine de tam sevap verilir. Kocasının malından, onun kızmayacağını bildiği ölçüde, ya da kendisine ayrılan eşya veya yiyeceklerden, kocasına sormadan da sadaka verebilir. Sormadan verdiği sadakanın sevabı ikiye bölünür, yarısı birinin, yarısı birinin olur.(age. IX/3.39-40; X/6-7)&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bazı fıkıh kitaplarında, kocanın karısını şu sebeplerden ötürü, incitmeden dövebileceği söylenir: Namaz kılmazsa, cünüplükten yıkanmazsa, kocası istediği halde süslenmezse, yatağına çağırdığı halde gelmezse; kocası izin ve.. ( &lt;a href=&quot;http://sehriramazan.blogcu.com/kadinlarla-ilgili-bazi-genel-bilgiler_2440615.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 31 Mar 2007 23:22:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Karı koca arasında hukuk</title>
            <link>http://sehriramazan.blogcu.com/kari-koca-arasinda-hukuk_2440608.html</link>
            <guid>http://sehriramazan.blogcu.com/kari-koca-arasinda-hukuk_2440608.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;B&gt;Başka kadınların çekiciliginden bahsedip, gözü dışarda olan biraz çapkın kocasının kadının uyarması; ona İslâmi nasihatte bulunması uygun olur mu?&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Uyarabilir; çünkü uyarmakla erkekler değil, bütün müslümanlar görevlidir. Bu durumda olan bir kadın da, kocasının en güzel ve en etkileyici yollarla uyarmalı. Bunun en hoşa giden yöntemini bulmalı. Onun erkeklik onurunu kırmadan, bunu cilvelerle, sürprizlerle yapmaya çalışmalıdır. Çoğu Müslüman,ama cahil kadın, kocasına cazip görünmek için, evinin içinde dahi süslenmeyi, boyanmayı ve kokulanmayı Islâma aykırı sanır. Oysa kocanın karısına ta'zir cezası verebileceği konulardan biri de, süslenmesini istediği halde onun süslenmemesidir: Halbuki, Rasûlulah Efendimiz buna çok önem verir. Israil kadınları süslenmedikleri için, onların erkeklerinin zinayâ düştüğünü söyler: (el-Hindî, VI/640 (Ibn Asâkir'den)) Uzakta olan bir erkeğin evine gece ansızın dönmemesini, karısının üstünü başını düzenlemesi için ona önceden haber ulaştırılmasını emreder.( Buhârî, nikâh 121,122; Müslim, radâ 56 imâret 181,182; Ebû Dâvûd, cihad 163; Dârimî, nikâh 32; Müsned lIl/303, 355 ) Günümüzde olduğu gibi sokaklarda kadınların cicili bicili pazarlandığı bir ortamda müslüman kadınlar da, elbette daha becerikli ve uyanık olmalı, namahremine göstermemek şartıyla, süslenmeli, boyanmalı ve kocanın gözünü sokaktan evine çekmeyi başarabilmelidirler. Bu, günâh değil, sevaptır ve erkeklerin bu çapkın nahoşluklarında, karılarının da hatâsı vardır.&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://sehriramazan.blogcu.com/kari-koca-arasinda-hukuk_2440608.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 31 Mar 2007 23:21:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Karısını dövme hakkı</title>
            <link>http://sehriramazan.blogcu.com/karisini-dovme-hakki_2440595.html</link>
            <guid>http://sehriramazan.blogcu.com/karisini-dovme-hakki_2440595.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;STRONG&gt;Aile huzursuzluklarında kocanın karısını dövme hakkı var mıdır? Varsa derecesi nedir?&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Sıradan âile huzursuzluklarında, kocanın karısını dövme hakkı yoktur. Çünkü huzursuzluğun sebebi erkekte de olabilir. Hiç birisinin elinde de olmayabilir. Kadında olmakla birlikte, basit bir sebep ya da bir yanılma ve bir hatâ da olabilir. Eğer erkeğin karısını kayıtsız şartsız dövme hakkı olsaydı, erkeğin güçlü olması, zalimleşmesine sebep olurdu. Allah Rasûlü Efendimiz (s.a.v.) hanımlarına hiç vurmuş değildir. Halbuki, hanımlarının onu üzdügü, kırdığı, hattâ ona karşı birlik olup söz ettikleri vardır. O, hanımlarına hiç vurmadığı gibi, onlara sözlede hakaret etmemiş ve ümmetine de hanımlarına iyi davranmalarını emretmiş, onların erkeklere Allah'ın birer emaneti olduklarını hatırlatmıştır. Ancak değil dövmeye, âileleri yıkıp parçalamaya kadar giden huzursuzluklar da vardır. Böyle durumlarda bazen bir iki tokat işe yarar, evdeki otorite boşluğunu giderir, kadına evin bir hakimi olduğunu hatırlatır ve bir ilâç olarak başvurulan bu çâre, çok büyük felâketlere ve kötülüklere engel olabilir. Ancak bu bir ilâçtır. Hastalık kangren olmaya yüz tutmadan kullanılmaz ve dozu da fazla kaçırılmaz. Aksi halde kötü olan yan etkileri olur. Kur'ân-ı Kerimin bu konudaki âyeti ilginçtir: &quot;Allah'ın bazılarını bazılarına üstün yaratması sebebiyle erkekler kadınlar üzerine hakimdirler. Bir de erkekler mallarından harcamaktadırlar. Iyi kadınlar itaatli olanlardır. Allah'ın (onları) koruması sebebiyle görünmeyeni koruyanlardır. Başkaldırmalarından (nüsûz) korktuğunuz kadınlara öğüt verin. (Vazgeçmezlerse) onları yataklarında yalnız bırakın. (Yine kâr etmezse) döğün. Size itaat ederlerse aleyhlerine bir yol aramayın. Doğrusu Allah yücedir, büyüktür&quot; (Nisâ (4) 34) Tefsirciler, başkaldırma diye terceme edilen&quot;nüsûz&quot;ü: Eşinden tiksinme, ona isyan etme, yüz çevirme, bugzetme, eşi için kokulanıp süslenmeme, eşini.. ( &lt;a href=&quot;http://sehriramazan.blogcu.com/karisini-dovme-hakki_2440595.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 31 Mar 2007 23:20:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>KARISININ GAYR-I MEŞRU OLARAK YAŞADIĞINI BİLEN KİMSE NE YAPMALIDIR, ONU BOŞAMAK MI YOKSA ONU ÖLDÜRMEK Mİ İCAB EDER?</title>
            <link>http://sehriramazan.blogcu.com/karisinin-gayr-i-mesru-olarak-yasadigini-bilen-kimse-ne-yapmalidir-onu-bosamak-mi-yoksa-onu-oldurmek-mi-icab-eder_2440587.html</link>
            <guid>http://sehriramazan.blogcu.com/karisinin-gayr-i-mesru-olarak-yasadigini-bilen-kimse-ne-yapmalidir-onu-bosamak-mi-yoksa-onu-oldurmek-mi-icab-eder_2440587.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;STRONG&gt;Kesin olarak karısının gayr-i meşru olarak yaşadığını bilen kimsenin onu öldürmek veya öldürtmek için teşebbüse geçmesi caiz değildir. Çünkü evli olan kadının zina ile hiyanet ettiği zaman bunu tatbik etmek mümkün değildir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;1- Her şeyden evvel dört müslümanın, göz ile, zanilerin tenasül organlarının birbirine girift olduklarını görmeleri şarttır. Bu da mümkün değildir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;2- Cezayı tatbik eden fert veya fertler değil, hükümettir. Herkes uygun gördüğü cezayı infaza kalkışacak olursa düzen bozullur, anarşi doğar.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;3- Günümüzde, bir kimse zina eden karısını öldürmek için teşebbüse geçecek olursa davasını isbat etmek mümkün olmadığı için Allah'ın indinde mes'ul olacağı gibi, kanunen de mesul olup yıllarca haps sefaletini çekecektir. Böyle bir olay karşısında boşamadan başka çare yoktur.&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://sehriramazan.blogcu.com/karisinin-gayr-i-mesru-olarak-yasadigini-bilen-kimse-ne-yapmalidir-onu-bosamak-mi-yoksa-onu-oldurmek-mi-icab-eder_2440587.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 31 Mar 2007 23:19:01 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Karma oturma</title>
            <link>http://sehriramazan.blogcu.com/karma-oturma_2440575.html</link>
            <guid>http://sehriramazan.blogcu.com/karma-oturma_2440575.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Evimizin küçük olması sebebiyle kadın erkek birarada oturuyoruz; bu doğru mudur?&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Evde kadınların mahremi olmayan erkekler yoksa, bunun herhangi bir sakıncası yoktur. Kocanın erkek kardeşi (kayın); dayısı, amcası dayı ve amca çocukları, ya da daha uzak akrabalar gibi namahremler varsa, kadın tam tesettürüne, oturuşuna kalkışına, gülüşüne,konuşmasına, onların yanında kokulanmamaya ve süslenmemeye, onlarla tek tekine bir odada kalmamaya dikkat etmek şartıyla bir arada bulunabilirler, beraber yemek yiyebilirler. Ancak bu durumda kadının ayrıca başını omuzlarıyla beraber örten bir üstlüğü, ya da büyük bir başörtüsü bulunmalı ve elbisesinin süsünü de onunla örtmeli ve ayrıca göğüs ve kalça gibi vücut hatlarını belirten dar elbiseler giymemelidir.&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://sehriramazan.blogcu.com/karma-oturma_2440575.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 31 Mar 2007 23:19:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kaşları aldırma</title>
            <link>http://sehriramazan.blogcu.com/kaslari-aldirma_2440565.html</link>
            <guid>http://sehriramazan.blogcu.com/kaslari-aldirma_2440565.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;B&gt;Peygamberimiz (s.a.s.) kaşını incelttiren kadına ve bu işi yapana da lânet etmiştir (Örnek olarak bk. Buhârî, tefsir sûre 59/4; Müslim, libas 120.). Fakat bazı Islâm âlimleri kadının yüzünde anormal olarak (çeşitli hormon bozukluklarından ötürü) biten kılları kadın koparabilir. Çünkü bu fıtratı değiştirmek değil, çeşitli hastalıklardan ötürü bozulan kadınlık fıtratını düzeltmek anlamını taşır. Kadın böylece kocasını süslenme arzusunu da karşılamış olur. Ibn Âbidîn, bu maksatla yapılırsa müstehaptır der. Ayaklardaki, anormal kılları yolmak için de aynı şey söylenir(Ibn Âbidin VI/373.). Fakat Imam Taberi yüz kıllarını yolmanın da, yasaklanan ve lânet edilen kaş yolma çeşidine girdiğini söylemiştir. (bk. Nevevi, Serhu Müslim XIV/354; Ibn Hacer, Fethu'l-BârîX/378.) Ama doğru olan önceki görüştür.&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://sehriramazan.blogcu.com/kaslari-aldirma_2440565.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 31 Mar 2007 23:18:01 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://sehriramazan.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>